17 Haziran 2009 Çarşamba

Bilişim Sektörü’nün son 10 yılı

Bilişim Sektörü, 29 Haziran’da Son 10 Yılın Karnesini Alacak.

Türkiye bilişim pazarını yansıtan en geniş kapsamlı araştırma “İlk 500 Bilişim Şirketi” 29 Haziran’da İstanbul Teknik Üniversitesi’nde düzenlenecek törenle açıklanacak. Interpromedya’nın ev sahipliğinde düzenlenecek tören T.C. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleştirilecek. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer’in konuşmacı olarak katılacağı organizasyon İTÜ Maslak Kampüsü Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Bilişim sektörüyle ilgili ‘büyük resmi’ görmek isteyenlere ışık tutan İlk 500 Bilişim Şirketi Araştırması, 10. yılı olması nedeniyle 2009’da geçmiş yıllara göre yenilikler içeriyor. Bunların başında, “geçmiş 10 yılın en çarpıcı verileri” geliyor. Bu veriler arasında 10 yıl boyunca sıralamaya giren şirketler, en hızlı büyüyen şirketler ve büyüme yüzdeleri yer alıyor. Donanım, yazılım, hizmet ve özel bölüm olarak dört ana kategori altında toplam 49 alt kategorinin yer aldığı Bilişim 500 Araştırması’nda bu yıl donanım, yazılım ve hizmet ana kategorilerinde de sıralama yapılacak.

Bilişim pazarı son 10 yılda yüzde 223 büyüdü…
1998’de 8,7 milyar dolar olan bilişim pazarı son 9 yılda yüzde 227 büyüme yaşamıştı. Tüm dünyayı etkileyen global kriz ortamına rağmen, pazarın toplam cirosu 2008’de ise yüzde 9 büyüyerek 28.1 milyar dolara ulaştı. Son araştırmanın ilk verilerine göre 10 yıldır sıralamaya giren 95 şirketin yüzde 87’si yerli, yüzde 13’ü ise yabancı firmalar. 10 yıldır sıralamaya giren şirketler arasında ilk sırada yer alan firmanın son 10 yıldaki toplam büyüme oranı yüzde 26 binin üstünde. Bu yıl Bilişim 500’e yeni giren şirket sayısı ise 86 oldu.

04 Nisan 2009 Cumartesi

NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması

Ödüllü Seo Yarışması

Yarışma Tarihleri:

Yarışma Başlangıcı: 22 / Mart / 2009

Yarışma Bitişi: 31 / Temmuz / 2009
Yaklaşık olarak yarışma 4 ay sürecektir.

Yarışma kelimesi : "NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması"

Yarışma Kuralları ;

* Alt Sayfa Hariç, Alt klasör, ücretsiz blog, subdomain vb. sınırlama olmaksızın herkesin katılımına açıktır.

* Aşağıda belirtilen linkler ve son dakika kodu kesinlikle her sitede bulundurulmalıdır. Nofollow kullanımı yasaktır. Linkler sitelerinize tüm sayfalarda görünen şekilde eklenmelidir.
* Yarışma olduğunu sitenizde duyurmalısınız.
* 1 Kişi birden fazla siteyle katılabilir.
* Siteye eklenmesi gereken kodların kelimesi ile ilgili kelimede text link satılamaz.
* Yarışmaya katılanların bu başlık ya da özel mesaj ile katılacakları siteyi bildirme zorunlulukları yoktur.
* Yarışma kelimesinde çıkan sonuçlardaki siteler hergün kontrol edilecek kurallara uymayanlar uyarılacak, gerekirse yarışmadan çıkarılacaktır.

Eklenmesi Zorunlu Olan Kodlar ;

http://www.korsanhaber.com/sondakika.asp Burada bulunan son dakika kodlarından seçtiğiniz 1 tanesi.


1 Kod Daha Gelecek bir kaç gün içerisinde !

Ödüller ;

1. olan site sahibine tam 1000 TL Nakit Para Ödülü
2. olan site sahibine tam 750 TL Nakit Para Ödülü
3. olan site sahibine tam 500 TL Nakit Para Ödülü
4. olan site sahibine tam 400 TL Nakit Para Ödülü
5. olan site sahibine tam 350 TL Nakit Para Ödülü

Ödül Toplamı 3000 TL'dir

Kontrol ;

Ana ip adresi: 66.249.93.147
Geçerli Tarayıcı Internet Explorer'dir.

Kontrol Linki

Ayrıntılı Bilgi için ; 0212 241 63 17
NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması

12 Şubat 2009 Perşembe

4G Teknolojili Telefonlara Doğru

Güney Kore elektronik şirketi LG, 3GPP standartlarına uygun çalışan, taşınabilir elektronik aygıtlar için ilk modem yongasını üretti.
3GPP teknolojisi, cep telefonları ve taşınabilir elektronik aygıtlar için yeni hizmetler ve yüksek hızda veri aktarımlı iletişim olanağı sunan düşük maliyetli bir sistem.

Bu yonga, dördüncü nesil (4G) cep telefonlarının üretilmesini sağlayabilecek en büyük gelişme olarak görülüyor. Yonga kuramsal olarak saniyede 100 megabit (Mbps) veri indirme ve 50 Mbps veri gönderme hızı sağlıyor. Yapılan testlerde veri alma hızı 60 Mbps, gönderim hızıysa 20 Mbps olarak ölçülmüş. Şu an pazardaki en hızlı telefon 7,6 Mbps hızında veri alabiliyor. Cep telefonlarının yüksek veri aktarım hızı, insanların internette gezinme, video izleme ya da müzik indirme alışkanlıkları arttığı için giderek daha büyük önem kazanıyor. 4G teknolojisiyle bir saatlik bir görüntü yaklaşık 700 megabayt yer kaplıyor. Şu an en hızlı telefon ve en hızlı ağ hizmetiyle bu videoyu indirmek yaklaşık 15 dakika sürerken yeni teknoloji bu süreyi bir dakikanın altına indirebilir. Bu da yüksek çözünürlüklü bir görüntünün gerçek zamanlı olarak kesintisiz izlenebilmesi demek.

4G teknolojili telefonların kullanılabilmesi için servis sağlayıcı altyapısının da bu sistemi desteklemesi gerekiyor. Yeni teknoloji şu an kullanılan servis sağlayıcı sistemler üzerine çok az masraf a kurulabilecek. Birçok telefon şirketi 4G teknolojisi üzerinde çalışıyor. İlk 4G teknolojili telefonların 2010’da pazara sürüleceği ve 2013’te yıllık satışın 150 milyon adet olacağı öngörülüyor. (Kaynak: BilimTeknik)

Hücrelere Sırt Çantası

Mikroskopik sırt çantaları diyebileceğimiz, içinde kimyasal yük olan nano yapılı polimer keseler taşıyan canlı hücreler belki de bir gün ilaçları ve görüntüleme ajanlarını hastalıklı dokulara taşıyabilecek.
Massachusetts Institute of Technology (MIT) araştırmacıları böyle sırt çantalarını oluşturmayı başardıklarını, bu çantaları manyetik parçacıklarla doldurup bağışıklık hücrelerine, hücrenin çevreyle etkileşme yeteneğinin zarar görmesine yol açmadan bağladıklarını söylüyorlar.

San Diego’daki Kaliforniya Üniversitesi’nde kimya ve biyokimya profesörü olan, ancak bu çalışmada yer almayan Michael Sailor, çalışmanın çok dikkate değer olduğunu, sonuçta çok sayıda hastalığa yönelik birçok değişik ürün elde edilebileceğini söylüyor ve bunun tümüyle yeni bir alt disiplin oluşturabileceğini düşünüyor.

Sırt çantaları üç ince polimer film tabakasından yapılıyor. En alt tabaka sırt çantasını yapım ve yükleme aşamasında bir yüzeye tutturuyor. Orta tabaka sırt çantasının yükünü taşıyor. Üst tabaka da hücre yüzeyine tutunmayı sağlayan bir kanca işlevi görüyor.

Araştırmacılar sırt çantalarını sentezledikten sonra bunlara canlı bağışıklık hücreleri içeren bir çözelti eklemişler. Hücreler hemen sırt çantalarının üst tabakalarınca tutulmuş. Daha sonra sıcaklık düşürülüp alttaki polimer tabakanın çözünmesi tetiklenerek sırt çantası takmış hücrelerin yüzeyden ayrılması sağlanmış.

MIT Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Merkezi Başkanı Michael Rubner, bu işlemin sırt çantasına inanılmaz çeşitlilikte “yük” yüklenmesine olanak verdiğini söylüyor. Hücreler son anda eklendiği için sırt çantaları yapılır ve yükleri yüklenirken ne zehirli kimyasal maddeleri kullanmak ne de sert koşullar tehlikeli oluyor. “İstediğiniz her tür sert kimyasal maddeyi kullanabilirsiniz çünkü bu koşullarda ölmesi beklenen hücre henüz ortamda değil.” diyor Rubner. “Hücrenin yüzeye tutunması ve sırt çantasını alıp ayrılması sürecin ancak son aşamasında gerçekleşiyor.”

Araştırmacılar sırt çantasının ne kadar sıkı tutunduğunu sınamak için sırt onları manyetik nano parçacıklarla doldurup bağışıklık hücrelerine yüklediler ve hücreleri bir mıknatısın yanına yerleştirdiler. Mikroskopla bakıldığında, kendilerine sımsıkı bağlı olan sırt çantalarının çekilmesiyle hücrelerin mıknatısa doğru yol aldığı gözlenebiliyordu.

Çalışmada yer almayan Teksas Üniversitesi Nanotıp Bölümü Başkanı Mauro Ferrari, bir hücrenin yüzeyine bağlanan parçacıkların genellikle birkaç saniye içinde içeri alındığını söylüyor, dolayısıyla da bağlanan sırt çantasının yerinde birkaç saniyeden daha uzun süre kalmasının çok önemli olduğunu ekliyor.

Sailor, söz konusu teknolojinin ümit verici olduğunu söylüyor ama asıl zorluğun bunun bedenin içinde çalışmasını sağlamak olduğu uyarısında da bulunuyor. Şu aşamada sırt çantası takmış hücrelerin kan dolaşımında ne kadar başarılı olabileceğini bilmenin bir yolu yok. Taşıdıkları yük paketlerini yutabilir, atabilir ya da dar yerlere sıkışabilirler. Ön çalışmalar sırt çantalarının bağışıklık hücrelerinin sağlığına yönelik herhangi bir tehlike oluşturmadığı yönünde; ancak sistemin canlı bir hayvan üzerinde denenmesinden önce yapılması gereken daha çok iş var.

Araştırmacılar, bu teknoloji hayvanlar üzerinde sınanma aşamasına geldiğinde, sırt çantalarına izleyebilecek maddeler, örneğin MRI ile görüntülenebilecek manyetik nano parçacıklar ya da f oresan moleküller yüklemeyi planlıyor. Böylece ekip, hücrelerin nasıl hareket ettiğini ve istenen hedefe ulaşıp ulaşmadığını belirleyebilecek.

Rubner ve ekibi, son olarak sırt çantalarını, bedenin kendi bağışıklık sistemini hasta ya da kanserli dokulara saldırmak üzere yeniden şekillendirecek tedavilerde kullanmayı öngörüyor. Örneğin, bağışıklık hücreleri kan dolaşımından alınıp belli bir tümörü hedef eyecek şekilde hazırlanmış sırt çantalarıyla donatılıp yeniden bedene verilebilir. Hücreler taşıdıkları yük ister bir görüntüleme ajanı ister bir kemoterapi ilacı olsun doğrudan tümöre götürecek, böylece sağlıklı dokular zehirli yükten etkilenmeyecek.

Araştırmacılar başlangıçta her sırt çantasının taşıyıcı hücresinin yüzeyine, âdeta bir yara bandı gibi tutunacağını umuyordu. “Ama aslında birer yama olan bu çantalar, gerçek çantalar gibi yalnızca bir noktadan hücreye sıkıca yapışıyor, geri kalan bölümleri sarkıyordu.” diyor Rubner ve ekliyor “Bu beklenmedik durum aslında işe yarayabilir. Bağışıklık hücrelerinin bedenin içindeki bazı dar açıklıklardan geçmesi gerekir; her yanı hücreye tümüyle yapışmış bir çanta hücrenin esnekliğini azaltabilir, oysa yalnızca bir noktadan hücreye tutunan çanta açıklıklardan rahatça geçebilir.
Çoğu durumda hücreler ve sırt çantaları bire bir eşleşiyordu. Ancak zaman zaman, belli koşullar altında, hücrelerin ve çantaların bir araya gelmesiyle ayrı ayrı dev hücre ve çanta kümeleri de oluşuyordu. Sırt çantaları hücrelere dümdüz yapışmadığı için birden çok hücre tek bir sırt çantasına yapışabiliyor ya da birden çok yama tek bir hücreye tutunabiliyordu. Rubner, ekibinin bu sürecin nasıl yönetileceğini öğreneceğini ve bunun belki de doku mühendisliği için bir temel oluşturacağını düşünüyor.
“Bu, yeni bir yaklaşım.” diyor Rubner ve ekliyor “Yapılabilecek şeyler konusunda büyük bir esneklik var, bu esnekliğin toplum için büyük değer taşıyacak bir şeye dönüşmesini umuyoruz. Ancak buna daha zaman var”.